h Dolar 8,7075 %-0.06
h Altın (Gr) 497,56 %0,12
h BIST100 1.410,79 %0.60
a İmsak Vakti 02:00
Eskişehir 22°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Anadolu Üniversitesi: Anadolu’da Yunus Emre Medeniyeti anlatıldı

Anadolu’da Yunus Emre Medeniyeti anlatıldı

Anadolu Üniversitesi, 2021 yılının Yunus Emre’nin vefatının 700’üncü yılı nedeniyle UNESCO tarafından anma yıl dönümleri kapsamına alınması ve Cumhurbaşkanlığımız tarafından da “Yunus Emre ve Türkçe Yılı” ilan edilmesiyle birlikte organize ettiği etkinlikleri hayata geçirmeye devam ediyor. Bu kapsamda Anadolu Üniversitesi Türk Dünyası Uygulama ve Araştırma Merkezi (TÜDAM) yürütücülüğünde ve Eskişehir Valiliği, Eskişehir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Yunus Emre Araştırma Merkezi’nin ortaklığında “Yunus Emre Medeniyeti” adlı bir panel düzenlendi. Yunus Emre felsefesinin çeşitli boyutlarıyla, bilimsel zeminde ele alındığı ve moderatörlüğünü TÜDAM Müdürü Prof. Dr. Kemal Polat yaptığı panel, 6 Mayıs Perşembe günü çevrim içi ortamda gerçekleşti ve büyük ilgi gördü.

Yunus Emre’nin farklı yönleriyle ele alındığı panelde, Prof. Dr. Ali Çelik “Yunus Emre’nin Şiirlerinde İman, İbadet ve Ahlâk”, Prof. Dr. Levent Bayraktar “Yunus Medeniyeti’nin Değerler Nizamı”, Prof. Dr. Erdoğan Boz “Yunus Emre’de Eleştiri Dili”, Doç.

Kâmil Sarıtaş ise “Yunus Emre ile Her Dem Yeniden Dirlikte” adlı bildiriler sundu.

Polat: “Yunus Emre, Anadolu halkının sönmeyen umududur”

Panelin moderatörlüğünü yapan TÜDAM Müdürü Prof. Dr. Kemal Polat, kısa bir açılış konuşması yaparak şu hususlara değindi: “Yunus Emre, Anadolu’da 82 senelik ömür sürmüş bir gönül eri, büyük bir mutasavvıf ve şairdir. Anadolu Türk İslam düşüncesinin öncü isimlerinden ve manevî mimarlarındandır. Aynı zamanda Türk Tasavvuf Edebiyatı’nın Anadolu’daki kurucularındandır.  XIII. ve XIV. yüzyıllar Moğol istilaları, Haçlı saldırıları ve taht kavgaları ile Anadolu’nun bunalımlı dönemidir. Bu dönemde Yunus Emre ilim, irfan, sevgi, güven, ahlak, iyilik, doğruluk, adalet, yardımlaşma, birlik ve beraberlik üzerine çağrılar yaparak Anadolu halkının sönmeyen umudu olmuştur. Öyle ki vefatının üzerinden yaklaşık 700 yıl geçmesine rağmen kültür ve medeniyetimizi inşa etmeye devam etmektedir”.

Çelik: “Yunus Emre medeniyeti, tevhid ve İslam medeniyetidir”

Açılış konuşmasının ardından Prof. Dr. Ali Çelik “Yunus Emre’nin Şiirlerinde İman, İbadet ve Ahlâk” konulu bildirisinde katılımcılara Yunus Emre’nin şiirlerinden hareketle detaylı bir anlatım yaptı.

Yunus Emre medeniyetine konu olan, asıl anlaşılması gereken, Yunus’un şahsında sembolize edilen bir Medeniyet’tir. Şüphesiz bu medeniyet İslâm Medeniyetidir. Yunus Emre bu medeniyetin temel dinamiklerini inancıyla ibâdetiyle, ahlakıyla şiire dökmüş, asırlar boyu nakış nakış zihinlere ve gönüllere işlemiştir. Onun şiirleri ülkemiz insanını doğumundan ölümüne hayatının her safhasında ilmek ilmek âdetâ dokumuştur. Yunus’un sözleri halkın dilinde bazen ninni, bazen ağıt, bazen ilâhi, bazen gurbet türküsü, bazen öğüt veren bir atasözü olmuş; evde, sokakta, camide, okulda her yerde, her konuda başvurulan bir hikmet hazinesidir. Bir gizli hazine, bir başucu kitabıdır sanki. Medeniyetimizin bütün kültür kodlarını orada bulabiliriz. Bunun içindir ki, “Yunus Emre’yi anlamak” demek, bir medeniyeti ve onun temel dinamiklerini anlamak demektir. Müslüman Türk milletinin İslâm Medeniyeti’ni nasıl okuduğu, onun ilke ve esaslarını, inanç olarak, ahlâk olarak, kültür ve medeniyet unsuru olarak kendisine nasıl mal ettiğini, Yunus Emre’nin diliyle ifâde edilişini anlamak demektir. Bunun içindir ki, artık Yunus Emre ismi, beraberinde İslâm’ın insanlığa armağan ettiği medeniyeti çağrıştırmaktadır.Böylece insanlık, kendini tekrar tanımanın, benlik davasından geçmenin, hoş hulk ile amel etmenin, sözü has söylemenin bilincine ulaşacak, dost evleri kurmanın gönüller yapmaktan geçtiğinin şuuruyla hayatını yeniden dizayn edecektir.” dedi.

Bayraktar: “Yunus Emre varlığı birlik içinde algılamış ve anlatmıştır”

Prof. Dr. Levent Bayraktar, “Yunus Medeniyeti’nin Değerler Nizamı” konulu sunumunda ise, “Yunus Medeniyeti, İslam Medeniyetinin Anadolu’da şefkat ve merhamet ile yoğurulup ete kemiğe bürünmüş halidir. Yunus Emre varlığı birlik içinde algılamış ve anlatmıştır. Bu bakış açısı, cümle mahlukatı ve hadiseyi organik bir bütün içinde telakki etmektedir. Bugün küresel çapta yaşanan dünya sorunları, büyük oranda insanlığın içine düşmüş olduğu, yabancılaşma ve anlam krizinden kaynaklanmaktadır. Çözüm; eski değil eskimeyen dünya görüşünü, Yunus Medeniyetinin mistik ve metafizik mahiyetini kavramaktan geçmektedir. Zira Yunus Medeniyeti, insan-âlem-Tanrı arasında aşk ve muhabbete dayalı bir tevhid medeniyetidir. Bu medeniyette bütün insanlar kardeş bilinir. “Hakkı gerçek sevenlere cümle âlem kardaş gelir.” Bu telakkide insan bu dünyaya dava için değil sevi için gelmiştir.

Kültür, edebiyat ve düşünce tarihinde öyle şahsiyetler ve eserler vardır ki bütün kütüphaneler yansa yıkılsa o şahıs ve eseri bütün bunları yeniden oluşturacak olan mayayı çalar ve o toplumu ihya eder. İşte Yûnus Emre ve bıraktığı maddi ve manevi eserleri de medeniyetimizi her dem diri ve taze tutacak maya hükmündedir. Bu, hakikat mayasıdır ve zaman ve mekan üstüdür. Her kim ondan imdat dilerse muradını alır. Kimin kafası karışsa, gönlü daralsa, kutup yıldızı olur yol gösterir. İnsanoğlu trajik bir varlıktır. Yunus, unutkan olan, aldanan, önünü ve sonunu hesap edemeyen bu varlığa bir dost olarak seslenir. Ona zamanın kıymetini öğretir. Bu dünya hayatının gelip geçici olduğunu, kimseye baki olmadığını hatırlatır. Dahası bu dünya bir imtihandır. Yunus, bu imtihanın ne olduğunu, bunu kimin, kime niye ve nasıl yaptığını ve nasıl başarılı olunacağını şefkat ve merhametle anlatır. Yunus, bir medeniyet timsalidir. Bir medeniyetin müşahhas şahsiyetidir. Bir hakikat ortamında yetişmiş onun etik, estetik ve metafizik mahiyetini şerh ve tefsir etmiştir. Bunu Türkçe dile getirmiştir. Türkçeyi bir hakikat dili, mana dili, sevgi, rahmet, irfan ve aşk dili haline getirmiştir.Aşkı bulan her şeyi bulmuş demektir.” ifadelerini kullandı.

Boz: “Yunus Emre beyitlerinde, kendi öz eleştirisini yapar”

“Yunus Emre’de Eleştiri Dili” konulu sunumunda ise Prof. Dr. Erdoğan Boz şu önemli bilgilere yer verdi: “Yunus Emre gerek Divan’da ve gerekse Risaletü’n-Nushiyye’de eleştiri dilini kullanır. Şiirlerin mahlas beyitleri, şairin kendisine dönük eleştirilerin en çok görüldüğü dizelerdir. Yunus Emre bu beyitlerde, kendi öz eleştirisini yapar. Ona göre söz sahibi, yaptığı uyarılara önce kendisi uymak zorundadır. Buradan şunu anlıyoruz, toplumda önder konumunda olan hemen herkes, Yunus Emre’nin kendi öz eleştirisinden ders almak zorundadır. Kimse yapmadığı bir şeyi başkasına öğüt yollu söyleyemez ya da başkasını uyardığı her konuda önce kendini gözden geçirmek zorundadır. O halde kendi öz eleştirisini yapmadan başkasını eleştirmek veya uyarmak Yunusça olmadığı gibi Müslümanca da değildir.”

Sarıtaş, Yunus Emre’nin düşünceleri bağlamında her dem yeniden doğma konusunu ele aldı

Son olarak Doç. Dr. Kâmil Sarıtaş ise “Yunus Emre ile Her Dem Yeniden Dirlikte”konulu sunum gerçekleştirdi.

Bu hususlar olumlu özelliklerle donanmayı, sosyal ve kültürel ortamın olumsuz tesirinden kurtulmayı ve insanın kendisini daha geniş perspektiften tanımasını, hayata ve insanlara sevgi ve birlik penceresinden bakmasını gerekli kılar. İman, ibadet, bilgelik, ahlak ve gönül yapmak nefsin arınmasını sağlarken aşk her dem yeniden doğumu tamamlayıcı unsurdur. Dün olduğu gibi bugün de Yunus Emre’nin kendini bilme, kendi olma, özüne dönme, hakikati arama ve bunlarla mütemmimlik arz eden yeniden doğmakla ilgili tecrübelerini bilmeye ve en önemlisi bilinenleri davranışa dökmeye ihtiyacımız var. Yunus ile her dem yeniden doğmayı önemseyen kişilerin sayısı artarsa sevgi ve gönül medeniyetini tekrar inşa edebiliriz. O halde Yunus Emre sadece okul, cadde ve enstitü gibi mekân isimlerinde değil, sevgi ve gönül boyutunda yaşantımızda vücut bulmalıdır.” şeklinde konuştu.

Moderatör Prof. Dr. Kemal Polat, ilgiyle takip edilen panelin sonunda Eskişehir Valiliği, Eskişehir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Yunus Emre Araştırma Merkezi müdürlüğüne, panelistlere ve tüm katılımcılara teşekkür etti.

 

 

.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Eskişehir Teknik Üniversitesi: REKTÖR PROF. DR. TUNCAY DÖĞEROĞLU, 2021 YUNUS EMRE VE TÜRKÇE YILI NEDENİYLE BİR MESAJ YAYIMLADI

HIZLI YORUM YAP

r