h Dolar 8,6329 %-0.4
h Altın (Gr) 493,45 %0,39
h BIST100 1.385,61 %-0.45
a İmsak Vakti 02:00
Eskişehir 20°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi: “Susamadan Su İçin”

“Susamadan Su İçin”

Üniversitemiz Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Uzman Diyetisyeni Anıl Çiğdem Uygur, ESOGÜ Gündem programında su içmek için susamanın beklenmemesi gerektiğini belirterek susuzluk (dehidratasyon) uyarısında bulunuyor.

Susuzluk (dehidratasyon) belirtileri

Diyetisyen Uygur, her gün yeteri miktarda su içmenin sağlık için önemli olduğunu belirterek suyun yararlarını ve susuzluk belirtilerini şöyle sıraladı: “Su içmek vücut sıcaklığını, omurilik ve diğer hassas dokuları korur. Eklemlerin kayganlığını sağlar. İdrar çıkışı, terleme ve bağırsak hareketleriyle artıkları uzaklaştırır. Vücudun su ihtiyacı susama duygusuyla ile kontrol edilir. Dehidratasyon kendini; susama, ağız kuruluğu, dudaklarda kuruma, huzursuzluk, konsantre olamama, bulantı, baş ağrısı, sinirlilik, sabırsızlık, idrar çıkışında azalma, aşırı ısınma gibi belirtilerle gösterir. Kısa süreli kayıpları yerine koyabiliriz. Ancak vücuttaki suyun % 10’dan fazlasını kaybetmek ölümcül olabilir.” Su ihtiyacının iklim, mevsim, yaş, cinsiyet, ağırlık, aktivite durumu, bazı bireysel özellikler, sağlık durum, kullanılan ilaçlar, hamilelik veya emziklilik durumuna göre değiştiğini belirterek sağlıklı bir yetişkinin günde en az 1,5-2 litre su (8-10 bardak) içmesi gerektiğini hatırlattı.

 “Kronik dehidratasyon bazı hastalıkların sıklığını artırmaktadır”

Uygur, üriner sistem enfeksiyonları, kafa karışıklığı, düşük mod, yara iyileşmesinde gecikme, kolorektal kanser, üriner sistem kanserleri, yüksek kan basıncı, kalp krizi, böbreklerde taş oluşumu, tükürük bezi salgısında azalma sonucu düşük ağız hijyeni-ağız kokusu, çocukluk çağı obezitesi gibi hastalıklara neden olabileceğini belirterek daha fazla su içmek için şu önerilerde bulundu:

“ Yanınızda, gün içinde doldurabileceğiniz bir su şişesi taşıyın.

Dışarıda yemek yerken yemeğin yanında başka bir içecek yerine su söyleyin. Suyun tadını güzelleştirmek için, içine limon dilimi, salatalık dilimi, nane yaprağı, salatalık dilimi, üzüm, kiraz, çilek gibi meyvelerden atabilirsiniz (birkaç saat sonra çıkarılmak şartıyla). Telefonunuza su içmeyi hatırlatıcı bir uygulama indirebilirsiniz. Ne kadar suya ihtiyacınız olduğunu idrar renginizden takip edebilirsiniz. İdrarın açık sarı-beyaz renkte olması hidrate olduğunuzu gösterir; koyu sarı-turuncu renkte olması ise su ihtiyacının karşılanmadığını gösterir. Koyu sarılar gördüğünüzde mutlaka su için, başka bir içecek değil. “

“4 bardak kahve 4 bardak su demek değildir”

Uygur suyun yanı sıra diğer içeceklerin de sıvı alımına hizmet ettiğini belirterek içeceklerin üç kategoride değerlendirilebileceğini söyleyerek şöyle devam etti:

1) Kalorisiz veya düşük kalorili içecekler: Sade kahve, çay, bitki çayları, sade maden suyu.

2) Kalorili ve bazı önemli besin öğelerini içeren içecekler: % 100 meyve ve sebze suları, az şekerli veya şekersiz komposto-hoşaf, az yağlı-yağsız süt, bitkisel sütler, kefir, ayran, cacık, zenginleştirilmiş sütler… Kalsiyum, potasyum, D vitamini, C vitamini, posa gibi önemli besin öğelerini sağlarlar.

İçmeden önce tekrar düşünülmelidir. Diş ve kemik sağlığına etkileri olumsuzdur. Her yaştaki bireyde, istenmeyen vücut ağırlığı artışına sebep olabilir. Kafeinli içecekler: Sağlıklı bir beslenmenin parçası olabilir. Günlük kafein alımı _300 mg__i aşmamalıdır. Örnekler: 3-4 fincan kahve veya 5-6 çay bardağı çay veya 1-2 fincan Türk kahvesi. İstenmeyen uyarıcı etkileri olabilir. Çocuklara önerilmez. Diüretik özelliği olduğu için ‘4 bardak kahve içmek’, ‘4 bardak su içmek’ demek değildir. Kahve ve çay suyun yerini almamalıdır.”

Kalorili içeceklere dikkat!

Kahve seçiminde mutlaka kalori hesabının yapılması gerektiğini de belirten Uygur, “Dışarıdaki bazı kahve seçimlerinin enerjisi, 1 porsiyon için, 2000 kcal’ye kadar çıkabilmektedir. İçinde krema, tam yağlı süt, şurup ilavesi olursa yüksek enerjinin yanında; doymuş yağ, kolesterol, sodyum, kafein alımı da yüksek olmaktadır. Bu içeceklere ‘sıvı kaloriler’ diyebiliriz. Yüksek şeker içermeleri ve sık acıktırmalarından dolayı, hareketsiz yaşayanlar için daha da tehlikelidir. Oysa 1 su bardağı su, 0 kalori içermektedir.

Su içmek için susamayı beklemeyin. Susadığınız zaman önce su için. Diğer içecekler arasından sağlıklı seçimler yapmaya özen gösterin” diye konuştu..

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Anadolu Üniversitesi: 2021 Yaz Okulu Araştırma Seminerleri (ARSEM) başlıyor

HIZLI YORUM YAP

r