Eğitim
Giriş Tarihi : 30-07-2021 13:10   Güncelleme : 30-07-2021 13:10

Eskişehir Teknik Üniversitesi: YÜKSEKÖĞRETİM YETERLİLİKLER ÇERÇEVESİ KAPSAMINDA ÇEVRİMİÇİ ÖĞRENMEDE KALİTE GÜVENCESİ ÇALIŞTAYI DÜZENLENDİ

Eskişehir Teknik Üniversitesi, Manisa Celal Bayar Üniversitesi, Sakarya Üniversitesi ve Beykoz Üniversitesi iş birliği ile “Türkiye Yükseköğretim Yeterlilikler Çerçevesi: Çevrimiçi Öğrenmede Kalite Güvencesi Çalıştayı” düzenlendi

Eskişehir Teknik Üniversitesi: YÜKSEKÖĞRETİM YETERLİLİKLER ÇERÇEVESİ KAPSAMINDA ÇEVRİMİÇİ ÖĞRENMEDE KALİTE GÜVENCESİ ÇALIŞTAYI DÜZENLENDİ

Eskişehir Teknik Üniversitesi, Manisa Celal Bayar Üniversitesi, Sakarya Üniversitesi ve Beykoz Üniversitesi iş birliği ile “Türkiye Yükseköğretim Yeterlilikler Çerçevesi: Çevrimiçi Öğrenmede Kalite Güvencesi Çalıştayı” düzenlendi. 28 Temmuz 2021 tarihinde çevrim içi olarak gerçekleştirilen çalıştaya, Eskişehir Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tuncay Döğeroğlu, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Ataç, Sakarya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Savaşan, Beykoz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Durman, Yükseköğretim Kalite Kurulu Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Sibel Aksu Yıldırım ve farklı üniversitelerden öğretim elemanları ve idari personel katıldı.

“Türkiye Yükseköğretim Yeterlilikler Çerçevesi Kapsamında Lisans Düzeyinde Çevrimiçi Öğrenme Ortamlarının Tasarlanması: Planlama, Uygulama, Değerlendirme ve İyileştirme” başlıklı bilimsel kitap çalışması için 2021 yılı başında çağrıya çıkılan ve Üniversitemiz öğretim elemanı Öğr. Gör. Dr. Nazire Burçin Hamutoğlu, Manisa Celal Bayar Üniversitesi öğretim üyesi Dr.

Üyesi Barış Çukurbaşı ve Sakarya Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Mübin Kıyıcı’nın editör kurulunda yer aldığı çalıştayda Editör Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mübin Kıyıcı, çalıştay kapsamında öğretim tasarımı, teknoloji destekli öğrenme ve öğretme, ölçme ve değerlendirme konularında hem bilimsel hem de deneyimi olan öğretim elemanlarının sunumlar gerçekleştireceğini belirtti. “Bir dersi nasıl tasarlamalıyız, teknolojiyi öğrenme ve öğretme bağlamında nasıl kullanabiliriz, ölçme değerlendirme etkinliklerini nasıl gerçekleştirebiliriz?  Bu pandemi ile ortaya çıkan en önemli eksiklerimizden bir tanesi bu oldu” diyen Prof. Dr. Kıyıcı konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “ Ölçme ve değerlendirmeyi yapıyoruz ama ne yapıyoruz? Bu konuda ne yapmamız gerektiğini tekrar gözden geçirmemiz gerekli. Çalıştaya 41 farklı üniversite, 2 tane MEB’e bağlı özel okuldan 133 başvurumuz oldu. Başvuruların dağılımına baktığımızda yine Türkiye’nin dört bir yanına dağılan katılımcı kitlemizi görüyoruz. Bizi sevindiren taraf şu, sadece akademik personel değil, bir yandan da kalite ile ilgilenen idari personellerimiz de çalıştayımıza katılmış durumdalar.Daha sonrasında disiplinlerarası bilimsel bir kitap hazırlığımız var ve çalışmalarımız devam ediyor. Bizim için önemli olan yaygın etkiyi ve bundan sonraki adımlarımızda da bu çalışmanın projelendirilmesini sağlamak yönündedir”.

Açılış konuşmasında söz verilen Manisa Celal Bayar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Ataç ise çalıştay sürecinin gerçekleşmesini sağlayan herkese teşekkür ederek konuşmasına başladı ve sözlerini şöyle sürdürdü: “Covid 19 ile birlikte eğitimde, sağlıkta, sosyal yaşamda ve ekonomide tüm dünya insanı farklı bir noktaya evrildi. Geldiğimiz bu noktada da üniversitelerin yaşanan sosyal, ekonomik ve siyasal olaylar karşısında pozisyon bulabilmesi hepinizin takdirini kazanacak durumda” dedi. Türkiye Yükseköğretim Yeterlilik Çerçevesi içerisinde öğrencilerin kalitesinin arttırılması, toplam eğitimin arttırılması, aidiyetin arttırılması, insanı odağa alan bir yönetim ve eğitim anlayışı ile süreci idare etmenin çabası içerinde olduklarını da sözlerine ekleyen Prof. Dr. Ataç konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Bu süreçte özellikle uzaktan eğitimde geldiğimiz noktada bölgede birinci konumdayız.

İnsan faktörünü çok iyi istihdam edebilirsek başaramayacağımız bir şey yok. Temel noktada bu çalıştayın çıktılarına göre, gerek üniversitemizde, gerek diğer katılımcı üniversitelerde ve paydaşlarımızda, Pandemiden sonra veya herhangi bir sekteye uğrayacak sistemden sonra, eğitim öğretim ekibinin süreçte herhangi bir bocalamaya girmeden, kriz çıkmadan tedbirlerini alan, süreci idare edebilen, krizi çıktığında da ona hazırlıklı olan bir üniversite hayalimiz var. Çıktılarının tüm üniversite camiasına, akademisyenlere, öğrencilerimize, ülkemize ve insanlığa faydalı olacağını ümit ediyorum”.

Eskişehir Teknik Üniversitesi Rektörü, Yükseköğretim Kalite Kurulu Üyesi ve Cumhurbaşkanlığı Eğitim-Öğretim Politikaları Kurulu Üyesi Prof. Dr. Tuncay Döğeroğlu, dört üniversitenin iş birliği ile gerçekleştirilen bu çalıştayın oldukça önemli olduğunu vurguladı.  Disiplinlerarası bir yaklaşımın sürece dâhil edilmiş olmasının da altını çizen Rektör Prof. Dr. Döğeroğlu, “Bu durum, toplantının kıymetini daha da arttırıyor. Bu çalışmanın ve sonuçlarının da çok değerli olacağını bir kez daha ifade etmek istiyorum ve çok başarılı olmasını da yürekten diliyorum” dedi.

Dr. Döğeroğlu, “Ülke olarak 2001 yılında bir bologna sürecine dâhil olma hikâyemiz var ve bu sürece dâhil olmakla birlikte bazı terminolojiler, bazı uygulamalar da yükseköğretim sistemimize, ekosistemimize dâhil olmuş oldu. 2005 yılında YÖDEK’in kuruluşu ve bu süreçle birlikte üniversitelerdeki uzantılar ve program akreditasyonu gerçekleştiren kuruluşların tescil edilmeleri yine o dönemde meydana gelen gelişmeler” dedi. 2015 yılında özellikle ‘Yükseköğretim Kalite Güvencesi Yönetmeliği’ ve YÖKAK’ın kuruluşu ile birlikte biraz daha farklı bir boyuta evrildiğini de belirten Prof. Dr. Döğeroğlu, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “O dönemde YÖKAK, Yükseköğretim Kurulu’na bağlı bir yapı idi, 2017 yılında da yayınlanan ikinci bir yönetmelikle idari ve mali açıdan da bağımsız hale geldi. Tabi ki böyle bir yapı ile birlikte, özellikle yükseköğretim kurumlarında iç kalite güvence sisteminin kurulması, dış değerlendirme sürecinin başlatılıyor olması ve ülkedeki tüm devlet ve vakıf üniversitelerini içine alan, başta yükseköğretimde kalite güvence sisteminin aslında ne anlama geldiği, farkındalığın sağlanması ve bunların içselleştirilmesi de dâhil olmak üzere çok kıymetli ve değerli çalışmalar gerçekleştirildi.Pandemi dönemi içerisinde inanılmaz bir efordu, sistemi ayakta tutmak, sıcaklığı sağlamak, sıcaklığı sağlarken de bu konudaki ilerlemeyi durdurmadan devam ettirmek önemliydi. Tüm yükseköğretim kurumlarımıza, yöneticileri başta olmak üzere teşekkür etmek gerekiyor. Bu sürece gerçekten sahip çıktılar, onların sahiplenmesi olmasaydı belki bu kadar hızlı bir ilerleme kaydedilmezdi. İçinde bulunduğumuz pandemi sebebiyle de bu çalıştayın başlığı olan çevrimiçi öğrenme” dedi.

Sakarya Üniversitesi Rektörü ve Üniversitelerarası Kurul Başkanı Prof. Dr. Fatih Savaşan, “Bu, farklı üniversitelerin ve bizim üniversitemizin katkı sunduğu önemli bir çalıştay aslında. Yükseköğretim dediğimiz zaman aslında diploma programlarında biz öğrencilerimize farklı düzeylerde bir yeterlilik vaat ediyoruz. Hocalarımın da bahsettiği gibi, Türkiye Yükseköğretim Yeterlilikler Kapsamında birçok adım atıldı. Üniversitelerin hemen hemen tamamı olağanüstü bir gayretle uyum sağlam çabası içerisine girdi ve önemli bir aşama da kat edildi.  Ancak çevrimiçi öğrenme ortamlarına geldiğimiz zaman bu yeterlilikler çerçevesinin ne kadar karşılandığı konusunda, ister istemez soruların sorulması, buradaki değerli hocalarımdan oluşan uzmanların konuyu farklı yönleriyle, derinlikli bir şekilde tartışması önemli” dedi.

Beykoz Üniversitesi Rektörü Prof.

Mehmet Durman, “Bu çalıştayın ülkemizde ve uluslararası platformlarda üzerinde çalıştığımız konuları bir araya getiren çok değerli konulara odaklanıyor olması beni çok mutlu etti, gerçekten buna da ihtiyaç vardı. Bu konulardan ilki,  Türkiye Yükseköğretim Yeterlilikler Çerçevesi ile ifade edilen fakat Ulusal Yeterlilikler Çerçevelerinin ülkemizde ve ülkelerdeki kullanımı. Ulusal Yeterlilikler Çerçeveleri ve bununla ilişikli olarak geliştirilmiş olan, bölgesel, üst çerçeveler bana göre yükseköğretimde değil bütün eğitim sistemi içerisinde belki günümüze kadar ortaya çıkartılmış en değerli konuların başında geliyor. İkincisi kalite güvencesi, hepinizin yoğun olarak üzerinde çalıştığınız, YÖKAK’ın özellikle ülkemizde yaygınlaşmasına, içselleştirilmesine büyük katkı vermiş olduğu bu süreç konferansın ana konularından bir tanesi. Diğer bir konu da ISCED, Uluslararası Eğitim Programlarının Sınıflandırılması Standartları, küresel boyutta dünya genelinde. Ülkemizde eğitim programlarının sınıflandırılıyor olması önemli fakat yapılması gereken bazı işler de var. Dördüncü konu da bu çalıştay kapsamında ele alınan çevrimiçi eğitim.Dr. Sibel Aksu Yıldırım, “Türkiye Yükseköğretim Yeterlilikler Çerçevesi ve Kalite Güvencesi” başlıklı konuşmasını gerçekleştirdi. Prof. Dr. Yıldırım konuşmasının başlangıcında, “Son zamanlarda katıldığımız en anlamlı etkinlik diye düşünüyorum. Bu konunun bu şekilde ele alınması, sonucunda çok katkı sağlayacak bir ürüne giden bir haritanın oluşturulması ve bunun bir parçası olmak, şahsım ve YÖKAK adına çok mutluluk verici” dedi ve davet için teşekkürlerini sundu. Prof. Dr. Yıldırım yaptığı sunum kapsamında Dönüşen Dünyada Yükseköğretim Alanı, Yeterlilikler ve Kalite Güvencesi Sistemi, Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi (TYÇ) ve Türkiye Yükseköğretim Yeterlilikler Çerçevesi ’ne (TYYÇ) İlişkin Özellikle Kalite Çerçevesine İlişkin Güncel Çalışmalar, Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi ve Kalite Güvencesi Bağlamında YÖKAK’ın Tespitleri, Önerileri, Ülkemizdeki Durum Analizleri, Uzaktan ve Karma Eğitimde Kalite Güvencesi başlıklarına değindi.

Açılış konuşmalarının ardından moderatörlüğünü Öğr. Gör. Dr. Nazire Burçin Hamutoğlu’nun yürüttüğü “Çevrimiçi Öğrenme ile Kalite Güvencesinin Kesiştiği Noktalar” başlıklı panelde; Doç.

Elif Buğra Kuzu Demir “Öğretim Tasarımı”, Dr. Öğr. Üyesi Fatih Erdoğdu “Teknoloji Destekli Öğrenme ve Öğretme” ve Dr. Öğr. Üyesi Sungur Gürel “Ölçme ve Değerlendirme” başlıklarında sunumlarını gerçekleştirdi. Panelin ardından yapılan uygulamalı oturumda ise katılımcılar takım liderleri eşliğinde çalıştay kapsamında odaklanılan konular hakkında çalışmalar yapıldı. Çalıştay, genel değerlendirme ve kapanış ile sona erdi.

  

 

 

 

 

 

.